04 02 2010

XVI. Yüzyıl Britanyası İçin Kullanma Kılavuzu


Dün Azuth Bey Diyenar'dan NTV Tarih ve bilumum kültürel magazin satın alınca ben de altta kalmayayım diye gittim bu dizinin ilk sezon dvd'sini aldım. Adam tabii popüler de olsa gidip en nihayetinde okunan birşey almış; halkın seviyesine inmemekte kararlı. Ama ben her kesimi kucaklayan bi insan olduğum için tabi gittim sizin için The Tudors aldım. İlk disk, yani ilk dört bölüm biraz evvel bitti, işte yorumlar;

(spoiler neyin yok, güvenle okuyun)

- Tayt sarayın ve bilhassa kraliyet ailesinin vazgeçilmezi. Yaz kış taytla geziyorlar. Başka ülkelerin kralları elçileri falan da geliyor onlar da taytla geziyorlar. Bizim kızları ortaçağa göndersek kimse yadırgamaz britanya yöresinde. Kışın üşüdüğü için külotlu çorap giyen erkekler de rahat olsunlar, ortam süper.

- Henry çok yakışıklı, öyle böyle değil.

- İnsanlar genelde çok dindar. en okumuş adam bile günde asgari yarım saat dua ediyor. Vatikan ise irticai faaliyetlerin odak noktası haline gelmiş. Allaha şirk falan koşmak çok tehlikeli. Şayet koşacaksanız bir iki yüzyıl daha bekleyin.

- Ünvan veya toprak sahibi olmak için illa birilerine meydan okumak gerekiyor. Ama meydan okumayı kazanmak şart değil, kaybetseniz de "önemli olan yarışmaktı" diyerekten, cesaretinizden ötürü şövalye ilan edilebiliyorsunuz.

- Kadın olmak iyi değil. Yani prenses bile olsanız gidip sizi 90 yaşında bir hükümdarla evlendirebiliyorlar. Kadın olmamaya gayret edin. Gerekirse sakal bırakın.

- Sinsilik revaçta. Herkes çok sinsi.

- Kralsanız eğer evli kadınlarla falan da birlikte olabiliyorsunuz. Kral değilseniz de oluyor aslında ama sonra kocasından fırça yiyorsunuz falan, o kadar zahmete değmez, zaten bi ton kadın var meyhaneye falan gitseniz. Gereksiz yere tepki çekmeyin bence.

- Bilimi çok sevmeseler de sanata epeyce değer veriyorlar. Sanatçı olmakla bilim adamı olmak arasında kalırsanız, tercihinizi sanattan yana kullanın. Kese kese altın var + kızlar teklif ediyor.

- Öyle çok yakışıklı falan olmanıza gerek yok, genç olmanız yeterli. Para ve ünvan peşinde koşarak gençliğinizi heba etmeyin; sonra mevki geliyor ama kızlar yüzünüze bakmıyor, benden söylemesi.

- Kral sanıldığı gibi çok mesafeli falan değil. Eşiyle dostuyla arada kanka muhabbeti yapıyor. Böyle çok soğuk olmayın, biraz sıcak kanlı olun, o size gelir. Şeker gibi insan ya... tanısanız...

- Din adamları tıpkı satrançta olduğu gibi çapraz gidiyorlar, yollarına çıkmamaya gayret edin.

- Cinsel yaşantıları pozisyon açısından çok zengin. Yeniliğe açıklar. Eğer renkli bir cinsel yaşam arzu ediyorsanız Fransız ya da Fransa'da yetişmiş bir gelin alın.

- Genç hanımlar için de İspanyol erkeklerini öneriyorum. Pancar motoru gibi takır takır.

- Oturduğunuz konutun büyük ve güzel olmasına özen gösterin ama fazla ihtişamlı olmasın. Yoksa sonra kral görünce "benim olsun mu bu?" diye soruyor, siz de hayır diyemiyorsunuz tabii.

- Bir üstteki husus eşiniz için de geçerli. çok güzel bir hanımla evlenirseniz kral sezonluk olarak kiralama teklifinde bulunuyor. İş çirkinleşiyor. Yine de boyu boyunuza, huyu huyunuza olsun.

...

Şimdilik anlatabileceklerim bu kadar, izledikçe yine yazarım.

5 yorum:

noranıngemisi dedi ki...

Henry dediğimiz zat bence bi adonis, mis gibi adam.

diskdünya dedi ki...

adam cebinde taşır Henry gibi gelini :D

Aphraell dedi ki...

Bugün yarın Tudors izlemeye başlıcaktım gerçekten Tudors izleyecek her Türk gencine rehber niteliğinde bi yazı olmuş İhsan Bey. İspanyol olsun taştan olsun diyip konuyu burada kapatırım.

diskdünya dedi ki...

İspanyol erkeklerinde taş switch'i doğustan on geliyor, ötesi yok.

mariamyky dedi ki...

hi
I watched this series and I liked very much

Yorum Gönder