17 11 2009

UTANMAZLAR

Bugün itibariyle hiçbir yerli spor portalını takip etmeme kararı almış bulunmaktayım. Bundan böyle bloglar ne yazdıysa o benim için.

Bu kararın arkasında ise, halihazırda sıçmaya meyilli bir cemaatin imamı olan NTVSPOR var. Zaten yanlı haber ve yorumlarıyla her daim okuyucunun tepkisini çekmeyi başaran ntvspor.net bu sefer de arakcılığa başlamış.

Bugün "Kendi kalesine 149 gol!" başlığıyla okuduğum yazı, internette football facts you may not know anahtar sözcükleriyle arama yapıldığında kolaylıkla ulaşılabilen bir derleme olduğu halde, GÖKHAN KARATAŞ isimli arkadaş acaba hangi hakla yazının üstüne imzasını atmış? Altında ya da üstünde "çeviren" gibi bir ibare yok zira? Derleyen de kendisi değil?

Hadi buna anonim diyelim geçelim; peki bugünkü "Bunu da yaptı" başlıklı haberin Football Italia isimli sitedeki yazızın birebir, kelimesi kelimesine çevirisi olmasına ne diyeceksiniz? Bu haberin üstüne imza atacak kimseyi de bulamamış "Ntvspor" ibaresiyle yayınlayıvermişler.

Acaba yazıyı birebir çeviren arkadaş, sayfanın sonundaki "All material on this website is © JDT Sports Productions. All rights reserved.Republication or redistribution of content is expressly prohibited without the prior written consent." ifadesini çevirmeyi nasıl oldu da unuttu?

Sırf yabancı dil bilmiyor diye, bir güruh bu kadar eşşek yerine konulmaz... Çevir çevir sat, sorana da "haber yaptım" de; ne güzel vallahi.

...

Son sözüm bloggerlara,

Siz yalnızca amatör ruhla, herhangi bir kâr amacı gütmeden, elinizden geldiğince birşeyler yazmaya ya da kaynak göstererek okurlarınızla paylaşmaya çalışırken; bu işten para kazanan insanlar bunları yapıyor.

Yaptığınız işi asla küçümsemeyin. Siz günde 1 hit alsanız da 10.000 hit alsanız da bu plaza bebelerini ceplerinizden çıkartırsınız. Doğru bildiğiniz şeyleri yapmaya devam edin. Elbet birgün bir kıymet bilen çıkar.

13 yorum:

scugnizzi dedi ki...

fazla sinirlenme ya. :))

diskdünya dedi ki...

sinirlenirim arkadaş. bugün onlara, yarın bize :)

MeGu dedi ki...

baba gazetelerin özellikle hürriyetin çok yalanını yanlışını yakaladım.. haklısın sonuna kadar...

diskdünya dedi ki...

Hürriyet apayrı bir alem zaten ya, ondan beklerim yani. Egotastic'ten arakladıkları fotoğrafların altına "izinsiz kullanılması yasaktır" vs. yazıyorlar falan, evlere şenlik :)

BlahBlah dedi ki...

heee. hürriyetin nesi doğru ki :)

Bard dedi ki...

İnternetteki içeriğin telif hakkı olup olmadığı halen büyük kavgalara sebep olabilen bi konu (bkz: piratebay) olmasına rağmen bence bu konunun tek otoritesi şu an için googledır. Eğer yazılan "unique" başlıkta (mesela "En salak 70 milyonluk toplum") arama sonucu olarak 1. sırada çıkıyorsanız içerik sizindir. Normal bildiğimiz sevdiğimiz köyündeki evine bilgisayar almış Mehmet emmi içeriğin hangi italyan gazetesi tarafından yazılıp çizildiğini umursamayacaktır. Haberi okur, komikse güler, bilgisayarını fazla ceyran yakmasın diye kapatıp ineğini sağmaya gider. Bu yüzden sinirlenmene gerek yok, en azından internette yayınlanan içeriğin telif hakkı, ilk kimin yazdığı veya emeğin kopyalanmasının önüne geçilmesi gibi konulara genel bir çözüm bulunana kadar bu böyle devam edecektir. Büyük firmalar, küçük bloggerler farketmez, hepimiz esinlenerek yaşıyoruz dünyada. Benzer bir yaklaşımla; önünde eteği açılan bir kızın poposunun güzelliğini blogunda anlatırsan, kız poposu için telif isteme hakkına sahip olacaktır. NTVspor yerine Erman Toroğlunu takip etmen dileğiyle gözlerinden öpüyorum...

diskdünya dedi ki...

Çözümsüzlüğe ulaşmak için çizdiğin kaotik tabloyu da açıkçası yadırgadım. Ortada bu kadar muğlak bir mesele yok. Benim üzerinde durduğum mevzu ise çok açık; eğer özgün içerik sunmuyorsan; çeviri/alıntı vs. yapıyorsan kaynak belirt. Olayın hukuki boyutundan çok ahlâki boyutu beni enterese eden. Yoksa söylediğin gibi, basit bir aramayla içeriği ilk önce kimin yayınladığını da bulabilirsin; ya da en popüler arama sonucuna güvenebilirsin. Bunun içinde hukuki bir sürecin işlemesine gerek yok; ortalama bir okur/takipçi bu durumu kolaylıkla fark edebilir.

Yoksa ben "bilmem kim şu kadar ceza alsın, şu kadar tazminata mahkum edilsin"cilerden değilim. Ama iyi kötü bir medya grubu tarafından istihdam edilmiş adamın da forward mail misali yazılar derleyip okuyucuya satmasına içim elvermiyor.

Senin gibi bu işten iyi kötü para kazanmaya çalışan birinin, hadiseye Erdil Yaşaroğlu karikatürü minvalinde yaklaşması açıkcası beni üzdü...

Lafı gevelemeyeyim,

Özetle ben, 99% özgün içerik (görseller dahil) sağlayan, yaptığı alıntıyı da mutlaka cite eden bir blogger olarak, bu tarz kişi ve kurumlara karşı bir yaptırım gücüne sahip olmasam da; kendilerini yeri gelince itin götüne sokmak gibi bir özgürlüğe sahibim. Şayet bu özgürlüğü kısıtlamaya çalışırlarsa, çok şükür para da var vakit de var, mahkemede de kendileriyle hesaplaşırız ;)

Erman Toroğlu'nu ise pastırma işine girmediğim sürece sanırım takip etmem :) Ama yine de dediğin gibi NTVspor'dan evlâdır :D en azından özgün, şahsına münhasır bir adam!

Bard dedi ki...

Her ne kadar büyük çoğunluk tarafından sanal olarak görülse de, sitelere feyk isimler mailler verilse de internet artık hayatımızın bir parçası haline geldi. Bu yüzdendir ki günlük hayatta özen gösterdiğimiz etik, ahlaki davranışları da internet ortamında göstermemiz gerekli. Söylediklerine tamamen katılıyorum ama bunun böyle olması gerekliliğini savunanların sayısının azlığını çok iyi anlayaabilecek kadar zaman ve emek harcadım internette. Büyük balıklara ithafen yazdığın yazının, bir de küçük balık versiyonunu görmen lazım. İnternetin reklam hacmini gören çoğu insan bundan pay çıkarmaya çalışıyor ki asıl sorun burda başlıyor. Genel olarak Türk insanının genel yapısı en az emekle en çok verimi elde etmek tarzında çalışıyor, bunda hemfikir olup devam edelim. Herşey vbulletin forum sisteminin popüler olmasıyla başladı. Haber ajansları veya içerik üreten insanlar birşeyler paylaştıkça binlerce kopyası anında diğer sitelerde çıkmaya başladı. Kim daha önce çalmaya başladı dersen: 15-16 yaşlarındaki webmasterlar derim. Kaynak göstermek mi? o da neymiş, ben forumu 10 dakikada kurarım bütün üyeler ilginç paylaşmaya değer bulduklarını paylaşırlar, hitim artar, ya daha çok para kazanırım ya da ne kadar çok müridim var diye kendi egoma masturbasyon yaptırırım. İçeriğin kimin olduğuna google karar veriyor derken farklı bir şeyden bahsediyordum aslında. İlk içeriği sen 5 yıl önce yaz, benim sitem senden daha popülerse ilk sırada ben çıkarım, daha çok insana ulaştırırım, içerik benim üstüme kalır, köydedi mehmet efendi bakmaz kaynak göstermiş mi diye. Bu yüzdendir ki içerik çalanlardan, sağdan soldan toplayanlardan, çöp sitelerden geçilmiyor google sonuç sayfalarımız. İçerik üretiyorsun, emek vererek yazıyorsun, yarın bakıyorsun 10 sitede daha var senin yazın, üstelik Dj_Hacker_KEko tarafından yazılmış gibi. Tabi ki insanı üzen bir durum bu, yazı yazma isteği bırakmıyor çoğu zaman. Senin saatlerini harcayarak yazdığın içerik 5 satırlık php koduyla otomatik olarak başka sitelere yazdırılıyor. Çalan site sahibi oturup düşünüyor mu senin ne kadar emek harcadığını, yada yaptığının saygısızlık olduğunu? Durum bundan ibaret olduğu için erdil yaşaroğlu yaklaşımıyla güldüm ağlanacak halimize. Wordpress çıktı mertlik bozuldu derim hep, webmasterlık yaşı düştükçe internetteki kalite de düşmeye mahkumdur. İçerik seninse en başta sen çıkmalısın, başkası değil. Adam en azından çeviri yapıp emek harcamış yazıya, bu kadar kızmana gerek yok...

noranıngemisi dedi ki...

Para kazanamıyon diye mi kıskandın he İhsan :)
Şaka olm şaka

diskdünya dedi ki...

@noranıngemisi

ehuhe şimdi hem Bard hem MeGu karşim kızacak ama, internetten para kazanmaya çalıştığım gün lütfen beni öldürün, bir de zahmet olmazsa intihar süsü verin.

@Bard

valla çeviri işi benim strong assetlerimden biri olduğu için, sırf çeviri yapıp haber süsü veren insana saygı duymam mümkün değil. Ben bile (kâr amacı gütmeyen insan anlamında) ekşi'de wiki ve başka kaynaklardan birşeyler derleyip yazarken iyi kötü bir üslupla, kendimden birşeyler katarak süslüyordum olayı; ortaya çıkan metin de diğer tüm yazıların bileşkesinden daha güzel oluyor, daha fazla beğeni topluyordu.

Öte yandan, ben o Christian Vieri ile ilgili haberin çeviri olduğunu nasıl anladım biliyor musun? Metinde şöyle bir cümle mevcuttu,

"Bu yeni iş arzu ettiği üçlüyü de bir araya getirmesini sağladı: para, dikkat ve oturmak."

metnin aslı ise şu,

"It was a job that gave him everything he could ask for – money, attention and the chance to sit down."

Türkiye'de, özellikle NTVspor, Sporx vb. sitelerde, böyle bir cümle kurabilecek insan maalesef yok. O yüzden yazının çeviri olduğu her halinden belli.

Zaten yine en başa döneceğiz, çünkü benim kaleme aldığım eleştiri aslen online içerik sağlayıcılar ile değil, direkt olarak Türk Spor Basını ile ilgili :)

Türk spor (ekseriyetle futbol) medyasında bu tarz cümleler kuracak, böyle incelikler düşünecek bir estetik yok. Dolayısıyla sektör büyük çoğunlukla 80 IQ'nun altındaki insanların elinde.

Yani açık söyleyeyim, major gazetelerden ya da medya organlarından birinin bordrolu çalışanı olan herhangi bir insanın, benim gibi birini eğlendirebilecek (burda amusement demek istedim, eğlendirmek biraz değişik oldu) kapasitesi yok. Üstüne üstlük bir başka basın/yayın organından sağladığı içeriği doğru düzgün alıntılayacak kadar iş ahlâkı da yok.

Neticesinde diyorum ki, online olsun, on-air olsun, on-paper olsun, Türk spor basınıyla bundan böyle işim olmaz.

Beni Türk bloglarına emanet ediniz :)

Yiit K. dedi ki...

isvicrede omur ingilizce konusmakla gecen, amerikan kolleji menseyli, yabanci dil kullanmaktan cok keyif alan biri olan beni bile rahatsiz etcek derecede yabanci terim kullanmissin dut =) hani ntvspor falan senden alinti yapsa yine belli bi ceviri yapmak durumunda kalcaklar harharhar

o deil de benim blogu (hatta sezerlesiyim, e-gunceyi) terlik mandal karsiligi vericem birine bu gidisle.

Yiit K. dedi ki...

ahaha o deil de iki ukalalik yapayim dedim, yazim typodan gecilmiyo (ewt su andan itibaren curse of the cemkirer yasadigim icin ceryan gidicem kendime, zira lady karma celik ayna yapti bana), agiz tadiyla bi ahkam kesemedikten sora kendimi keserim lan ben!

bahane olarak tam 2 saat 45 dakikadir makale okuyorum ki kisisel rekordur aga.

diskdünya dedi ki...

groaar abi adama uyuycan dedim adam lil'jon anladı ya :D neler var yani :)

ben ahkâmı kurbanda kesicem dudelungenlied; girecek olursan haber et, seni de ortak alalım :D

Yorum Gönder