Bugün hafta başı olmasına rağmen eve biraz erken döndüm. Akşam soğuğuna yakalanmadım, güzel oldu. Market alışverişini hızlı çekim tamamlayıp doğruca evimin yolunu tuttum. Böyle erken sayılabilecek bir saatte kendimle başbaşa kalınca biraz genelleme yapayım, insanlara hakaret edeyim dedim. İşte onlardan bir demet;
- Nivea'nın pudrasız ter önleyicisi varken pudralısını almak düpedüz mallıktır. Eşşekliktir lan resmen.
- Parasız eğitim bir haktır, evet. İlk ve orta öğretimin ücrete tâbi olması düşünülemez. Ama yüksek öğrenim bir hak değildir. Ücrete tâbidir. Parası olan parasıyla, başarılı olan da bursuyla okur. Olmayan da okuyamaz. Bu kadar basit. "Yüksek öğrenim parasız olmalı" diye sağda solda yürüyeceğine, devlet okulunun harçını dahi ödeyemeyeceği halde seni bu dünyaya getiren annenin babanın üzerine yürü.
- Devlet üniversitesinin öğrenim ücretini ya da bu ücrete yapılan zammı protesto etmek denyoluktur. Bu devlet, bu millet seni okutmak zorunda değil. Zaten en pahalı okulun dönemlik öğrenim ücreti bir aylık asgari ücretten fazla değil. Zor geliyorsa bir yandan çalış, bir yandan oku.
- İkinci öğretim öğrenim ücretlerine yapılan zammı protesto etmek ise hakikaten dingoluğun hası bence. İnsanlar sana akşam 7'de 8'de hatta 9'da 10'da ders anlatmak zorunda mı? Eh sen doçenti, profesörü bilmem kimi o saatte orda tutmanın bedava olacağını düşünmüyordun herhalde, değil mi?
- Kredi kartlarının yıllık ücretlerini ya da bankaların hesap işletim ücretlerini "soygunculuk" olarak lanse etmek resmen aç piçliktir. Sen üzerinde para taşımak zorunda kalmayacaksın, yaptığın harcamanın hesabını tutmak zorunda kalmayacaksın, yaptığın harcama sonucu meydana gelen eksi bakiyeyi bir ay sonra faizsiz olarak kapatacaksın; ve bütün bunlar bedavaya olacak, öyle mi? böyle; (((O) -hak ettin.
- Az evvel ekşi'de bir entry'de şu ifadeyi gördüm; "bankalar artık işi ticarete dökmeye başladılar." (derinironi, 02.11.2009 12:08) Bu noktada diyecek birşey yok cidden. Cehaletin böylesine pes. Bankaları vakıflar yasasına bağlı işleyen hayır kurumları zannediyor adam herhalde?
- Bir de bir mevzuyu ekşi'den öğrenmeye çalışıyorsanız şayet, cahil bir insansınız. Öğrenmeye çalıştığınız konuda değil, genel anlamda cahilsiniz yani. Bir an evvel ingilizce öğrenip wikipedia'ya terfi edin.
- PSP Go'ya para verip alan da, kullanan da müptezeldir.
- En üst kattan, köşe daire alıp "kışın ısınamıyoruz" diye şikayet eden komşu geri zekâlı olmasının yanı sıra yavşaktır. Senin oturduğun daire ile benim oturduğum daire arasında 20 bin liraya yakın fiyat farkının sebebi ne sence? Isınamayacaksın tabii lan, dingil seni.
- Yeni nesil Renault Mégane ya da Fluence'i para verip aldıysanız benimle iletişim kurmayın, bana selam vermeyin. Benimle karşılaşırsanız yolunuzu değiştirin, gerekirse uzatın. Sizi yakalarsam dolap beygiri yaparım. Çifte sürerim. Kurbanda size dört kişi girerim.
- Teknosa'dan PS2 alıp, kutusunu açıp, aleti çalıştırıp, sonra da "kopya oyunları çalıştırmıyormuş bu" diye geri getirip para iadesi talep eden biçare genç; oku öğren ulan biraz. Bir de genç olacaksın. Alırken "çipli mi çipsiz mi?" diye sormayı da mı bilemedin?
- Sadece ve sadece Türkiye'de bu kadar yüksek tanınabilirliğe ulaşmış, ABD'nin fason ihracatı yazar Adam Fawer'ı görmek için fuara giden güruh; size artık ben hiçbir şey söylemiyorum. Bırakayım rakamlar konuşsun; "Improbable: Amazon.com Sales Rank: #542,003 in Books" (Rowenta marka elektrik süpürgesinin kullanım kılavuzu gibi bir mertebeye tekabül ediyor)
Bugünlük bu kadar çirkinlik yeter... Aklıma geldikçe yine kusarım. Ciao!
- Nivea'nın pudrasız ter önleyicisi varken pudralısını almak düpedüz mallıktır. Eşşekliktir lan resmen.
- Parasız eğitim bir haktır, evet. İlk ve orta öğretimin ücrete tâbi olması düşünülemez. Ama yüksek öğrenim bir hak değildir. Ücrete tâbidir. Parası olan parasıyla, başarılı olan da bursuyla okur. Olmayan da okuyamaz. Bu kadar basit. "Yüksek öğrenim parasız olmalı" diye sağda solda yürüyeceğine, devlet okulunun harçını dahi ödeyemeyeceği halde seni bu dünyaya getiren annenin babanın üzerine yürü.
- Devlet üniversitesinin öğrenim ücretini ya da bu ücrete yapılan zammı protesto etmek denyoluktur. Bu devlet, bu millet seni okutmak zorunda değil. Zaten en pahalı okulun dönemlik öğrenim ücreti bir aylık asgari ücretten fazla değil. Zor geliyorsa bir yandan çalış, bir yandan oku.
- İkinci öğretim öğrenim ücretlerine yapılan zammı protesto etmek ise hakikaten dingoluğun hası bence. İnsanlar sana akşam 7'de 8'de hatta 9'da 10'da ders anlatmak zorunda mı? Eh sen doçenti, profesörü bilmem kimi o saatte orda tutmanın bedava olacağını düşünmüyordun herhalde, değil mi?
- Kredi kartlarının yıllık ücretlerini ya da bankaların hesap işletim ücretlerini "soygunculuk" olarak lanse etmek resmen aç piçliktir. Sen üzerinde para taşımak zorunda kalmayacaksın, yaptığın harcamanın hesabını tutmak zorunda kalmayacaksın, yaptığın harcama sonucu meydana gelen eksi bakiyeyi bir ay sonra faizsiz olarak kapatacaksın; ve bütün bunlar bedavaya olacak, öyle mi? böyle; (((O) -hak ettin.
- Az evvel ekşi'de bir entry'de şu ifadeyi gördüm; "bankalar artık işi ticarete dökmeye başladılar." (derinironi, 02.11.2009 12:08) Bu noktada diyecek birşey yok cidden. Cehaletin böylesine pes. Bankaları vakıflar yasasına bağlı işleyen hayır kurumları zannediyor adam herhalde?
- Bir de bir mevzuyu ekşi'den öğrenmeye çalışıyorsanız şayet, cahil bir insansınız. Öğrenmeye çalıştığınız konuda değil, genel anlamda cahilsiniz yani. Bir an evvel ingilizce öğrenip wikipedia'ya terfi edin.
- PSP Go'ya para verip alan da, kullanan da müptezeldir.
- En üst kattan, köşe daire alıp "kışın ısınamıyoruz" diye şikayet eden komşu geri zekâlı olmasının yanı sıra yavşaktır. Senin oturduğun daire ile benim oturduğum daire arasında 20 bin liraya yakın fiyat farkının sebebi ne sence? Isınamayacaksın tabii lan, dingil seni.
- Yeni nesil Renault Mégane ya da Fluence'i para verip aldıysanız benimle iletişim kurmayın, bana selam vermeyin. Benimle karşılaşırsanız yolunuzu değiştirin, gerekirse uzatın. Sizi yakalarsam dolap beygiri yaparım. Çifte sürerim. Kurbanda size dört kişi girerim.
- Teknosa'dan PS2 alıp, kutusunu açıp, aleti çalıştırıp, sonra da "kopya oyunları çalıştırmıyormuş bu" diye geri getirip para iadesi talep eden biçare genç; oku öğren ulan biraz. Bir de genç olacaksın. Alırken "çipli mi çipsiz mi?" diye sormayı da mı bilemedin?
- Sadece ve sadece Türkiye'de bu kadar yüksek tanınabilirliğe ulaşmış, ABD'nin fason ihracatı yazar Adam Fawer'ı görmek için fuara giden güruh; size artık ben hiçbir şey söylemiyorum. Bırakayım rakamlar konuşsun; "Improbable: Amazon.com Sales Rank: #542,003 in Books" (Rowenta marka elektrik süpürgesinin kullanım kılavuzu gibi bir mertebeye tekabül ediyor)
Bugünlük bu kadar çirkinlik yeter... Aklıma geldikçe yine kusarım. Ciao!

9 yorum:
ekonomiye can mi vereceksin?
bu ay ekonomiye verdiğim canın haddi hesabı kalmadı gerçekten, artık indirim reyonlarına bile yaklaşmıyorum :)
bankayi da oyle bi savunmussun ki sanki adamlar para kazanmiyo(:
pek tabii kazanıyorlar; ama benim ödediğim aylık 3.5o hesap işletim ücretiyle ya da yıllık 30-35 lira kredi kartı aidatıyla değil :)
Abi bankanın 5 milyon üyesinden ortalama 30 lira almasının 100 küsür milyon dolar ettiğini hesaplayabiliosn di mi bu arada =) Ha bi de senin yaptığın her alışverişin yüzde 8ini cukkaladığını biliyosun di mi? Senin kredi kartıyla yaptıın alışverişlerde aslında bi premium ödemen söz konusu, bunun yanısıra deadweight, yani laf olsn diye kart alıp götüne sokmayı engellemeye yönelik paranın bizi yakması da cabası, lemon rule hesabı. Ancak bu lemon rule bankanın götverenliği, çok basit şekilde ayda 500 lira üzeri harcayan adamın 30 40 lirasına göz dikmeyip, bunu ona bi hediyemsi zarfla bildirse hem göze girer hem müşterisi artar ama adamlar açpiç.
Ancak yazdıklarına güldüm, hemen hepsine hak verdim, benzer kafalarda adamlarız, tanışalım bigün, bakarsın anlaşırız mutluluğa yelken açarız ne dersin?
ahahah karşim bahsettiğin olay zaten mevduat hesaplarında mevcut; yani sen vadesiz mevduatında her ay asgari 500 lira (misal) tut, ben senden hesap işletim ücreti almayacağım diyor adamlar zaten :)
benzer olay kredi kartı için de geçerli; şimdi sen yılda 10-15 bin liralık alışveriş yapıyorsan bir bankanın kredi kartıyla, adamlara telefon açıyorsun "ya iptal edin kartı, ya da yıllık ücreti kaldırın" diyorsun, kaldırıyorlar :)
ama bu tarz uygulamaların böyle türlü türlü üçkağıt gerektirmesi tatsız bence de...
yarın aynı saatte yine bu blogda, yakamda kırmızı karanfille bekliyor olacağım :D
abaaw! ateş saçıyor bilog!
:kaçkaçkaçkaç:
ama şu harçlar konusunda azcık kaşım gözüm oynadı bak. "okurken çalış" güzel tavsiye ama bizler baba parası ile okudugumuz,hala da keyif içinde oldugumuz için "aç tokun halinden anlamaz"ız. o konuda az insaflı ol be adam! diyorum. he ama 2.öğretim için ben de parmagımı sallaya sallaya konuşurum. yine de eğitim beleş olsun hhulleyn! diyor içimdeki kadın.
oh tamam döküldüm,gidiyorum artık ahha.
ehuhe yok yok saçtım ateşi geçti, hatta üşüyorum an itibariyle :D
şöyle ki, şayet sen müteahhiti bedava kampüs inşaa etmeye ikna edebileceksen, hocayı bedava ders vermeye ikna edebileceksen; bunları yapamadığın takdirde, gereken parayı vergi yoluyla benim cebimden almak için beni ikna edebileceksen, yüksek öğrenim parasız olsun :D
bir de küstahlık gibi olmasın ama; zaten parasız gibi birşey ya :S yani devlet üniversitelerinin harçları kişi başına düşen milli gelire göre yüksek değil ki :S
Yorum Gönder